Yüzümüz sağlığımızı ele veriyor…

Yüzümüz sağlığımızı ele veriyor…
Göz altında morluklar, kuruyan dudaklar, dökülen saçlar… Her biri aslında sağlık durumunuz hakkında bilgi veren birer ipucu.
Yüzümüz sağlığımızı ele veriyor...Tıpkı yin yang gibi iç organlarımız dış görünümümüzle birbirini tamamlıyor. Eksilen kaşlarınız belki de hipotirodi hastalığının habercisi veya kuruyan dudaklarınızın sebebi soğuğun aksine stres olabiliyor. Şimdi aynada kendinizi inceleyin ve sağlık durumunuz hakkında neler öğrenebileceğinize bir göz atın.

Büyük burun, kırışıklıklar, azalan saçlar… Yüzdeki farklı sorunlar aslında sağlık durumunuz hakkında birer ipucu. Şiş gözler tiroitlerde bir işlev bozukluğunun habercisi olabilirken, gözdeki beyaz halkalar yüksek kolesterolün bir sonucu olarak gelişebiliyor. Yüzünüzden anlaşılabilecek hastalıkları Clinimed Dermatoloji Kliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Elif Ebru Güner anlattı.

İNCELEN SAÇ TELLERİYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Güzel saçlara sahip olmak hem kadınlar hem de erkekler açısından büyük önem taşıyor. Saçlar bizi yazın güneşin zararlı etkilerinden, kışın da soğuk havanın etkisinden mümkün olduğunca koruyor. Beslenmeyen her canlı nasıl zayıflar ve vücut direnci düşerse, saçlar da beslenmediği zaman saç tellerinde değişimler meydana geliyor. Saçta kalite artışını sağlayan bazı maddeler var, bu maddelerin yetersiz alınması saçlarda incelme yapıyor. Bu maddeler şu şekilde sıralanıyor: Çinko, L-Sistin, silica, keratin, magnezyum, B7 vitamini (biotin) ve B5 vitamini (pantotenik asit). İncelmenin bir diğer sık rastlanan sebebi ise saç dökülmesinin nedeni olan DHT hormonu. DHT sebebiyle olan incelme tedavi edilmezse saçta dökülmeler meydana gelebiliyor. Kadınlarda saç incelmesinin bir diğer sebebi ise tiroit hormonlarının fazla çalışması.

EKSİLEN KAŞLARYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Kaşlar gözleri çerçeveleyerek yüzün farklı ifadelerinin oluşmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca düşünce ve duygularımızı ifade ederken meydana gelen mimiklere büyük katkı sağlıyor. En sık görülen kaş dökülmesi şekil vermek üzere kaş alımının yanlış yapılması sebebiyle köklerin zedelenmesi. Halk arasında kaş küsmesi olarak da adlandırılan bu durum kaş tellerinin zayıflayarak kaybolması. Kaş dökülmesi (madarozis) farklı sebeplerle ve farklı şekillerde de olabiliyor. Kaş dökülmesinin nedenleri şunlar olabilir: Stres, kıl köklerini etkileyen cilt hastalıkları, bazı ilaçların yan etkisi, hormon dengesizlikleri ve hipotiroidi hastalığı… Kaş dökülmesinin altında yatan sağlık sorunu tedavi edildikten sonra kaşlar eski görünümüne kavuşabilir. Eğer kısa süre içerisinde kaşlarınızın şeklini etkileyecek kadar dökülme yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana danışmalısınız.

GÖZ ALTI MORLUKLARIYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Göz altları sağlık ve güzellik açısından önemli. Göz altında oluşan morluklar, hoş bir görüntü sergilemiyor. Bu morluklar göz altı derisinde meydana gelen pigment (cilt boya maddesi) artması, göz altındaki damarlarda genişleme dolayısıyla kanın mor renginin ciltten görünmesi ve göz altı torbacıklarının büyümesi sonucu meydana geliyor. Vücuda gerekli besin öğelerinin eksikliği cilde yansıyarak göz altı morluklarını artıyor. Beslenme bozukluklarına bağlı kansızlık durumlarında cilt soluk görünüyor buna bağlı olarak da soluk olan ciltlerde göz altı morlukları daha da belirginleşiyor. Kullanılan bazı ilaçlar kan damarlarında genişlemeye yol açarak göz etrafı morluklarını belirgin hale getirebiliyor. Uykusuzluk, stres, sigara ve alkol kullanımı gibi olumsuz durumlar da göz altı morluklarına neden olabiliyor. Göz altı ve çevresi morlukları bazı ırklarda (mesela Hintliler’de) daha sık görülüyor ve kalıtımsal faktör olarak kabul ediliyor. Estetik operasyonlardan sonra da göz altında morluklar meydana gelebiliyor. Alerjik bünyesi olanlar ve astım, egzama gibi hastalığı olanlarda göz altının kaşınması sonucu deri tahriş oluyor ve göz altı morluğu görülebiliyor. Bunların dışında bazı ciddi rahatsızlıklarda da göz altı morluklarına rastlanıyor. Bu hastalıklar; karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları, guatr, kalp ve dolaşım bozuklukları, bazı kan hastalıkları, K vitamini eksikliği ve böbrek üstü rahatsızlıkları.

ŞİŞ GÖZLERYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Gözler, yüzün en karakteristik bölümlerini oluşturuyor. Göz kapakları çok ince ve narin bir yapıya sahip. Göz kapağı şişmesi, gözü saran bağ dokularda iltihap (enflamasyon) veya aşırı sıvı (ödem) olduğunda ortaya çıkıyor. Göz kapağı şişmesi ağrılı veya ağrısız olabiliyor, gözün hem alt hem de üst kapağını etkileyebiliyor. Yüksek yastıkta yatmak, yüz üstü yatmak, az uyumak, yanlış beslenme gibi sorunlar bile göz kapaklarının şişmesine neden olabiliyor. Ayrıca bu durum ciddi sağlık sorunlarına da işaret edebiliyor. Endokrin problemleri, böbrek rahatsızlıkları, vücutta ödem yapan tiroit hastalıkları (hipotiroidi, haşimato tiroidi gibi), metabolik sorunlar (diyabet, insülin direnci gibi), üst solunum hastalıkları (sinüzit, vs), kalp hastalıkları ve alerjik nedenler göz kapaklarında şişme meydana getirebiliyor. Bu sorun mutlaka önemsenmeli.

KULAK MEMESİNİN KIRIŞMASIYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Yaşımız ilerledikçe yaşlanmaya bağlı olarak cildimiz daha ince oluyor, daha hassaslaşıyor ve esnekliği azalıyor. Böylece kıvrımların ve çizgilerin oluşmasına neden oluyor. Kulak memesi de yaşlanan ve yaşı ele veren bölgelerin başında geliyor. Saat gibi ilerleyen yaşımız dışında uzun ve ağır küpeler takmak da kulak memesinin sarkmasına ve kırışmasına neden oluyor. Bunun dışında kulak memesindeki kırışıklık ciddi bir hastalığın göstergesi de olabiliyor. Yurt dışında yapılan bir araştırmada 40 yaşından küçük kişilerdeki kulak çizgisi bulunmasının yüzde 80 olasılıkla kalp damar hastalığını işaret ettiği bulundu. Yani 40 yaşından önce tek kulak ya da iki kulakta birden görülen kulak memesindeki yatay çizgi kalp hastalığı riskinin yüksek olduğunu gösteriyor.

KURUYAN DUDAKLARYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Aslında dudaklar kurumaz. Tüm vücudumuz kurur ancak dudaklarda kırmızı rengini veren kılcal damarlar bol bulunsa da yağ ve ter bezleri bakımından fakirdir. Bu yüzden dudaklarımız vücudumuza göre daha hızlı tepki veriyor. Dudak derisi oldukça ince ve dayanıksız bir yapıya sahip. Dış çeperinde hücreler öldüğü zaman kabuklaşmaya başlıyor. İşte dudaklarımız cildimize göre bu yüzden çabucak kabuklaşıyor. Dudakların kuruma sebepleri arasında; vücudun susuz kalması, aşırı sıcak veya soğuk hava koşulları, B vitamini eksikliği, diyabet, sigara kullanımı, stres (stres tüm vücudunuza etki ettiği gibi dudaklarınızın çatlamasına da neden olur), dudakları sıklıkla yalamak yer alıyor…

BURUNDAKİ YUMRULARYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

nde en çok dikkat çeken organımızın başında geliyor. Sağlıklı bir buruna sahip olmak hem estetik hem de sağlık açısından büyük önem taşıyor. Burunda çıkan yumrular, iç organlarda yara çıkmasına sebep olan sarkoidoz hastalığının belirtisi olabiliyor. Göz kapakları, gözü saran bağ dokularda iltihap veya ödem olduğunda şişlik yapabiliyor.

YÜZDEKİ BENLERYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Doğuştan veya sonradan gelişen melanosit adlı hücrelerin oluşturduğu, renkleri genelde ten renginden koyu kahveye değişen yapılar nevüs ya da halk arasında bilinen adıyla ben olarak adlandırılıyor. Benler, özellikle de yüz bölgesindekiler, kimileri için karakteristik kimileri için ise göze batan bir özellik olabiliyor. Deride bulundukları yere göre junktional, compound, intradermal nevüs şeklinde isimlendirilen ve görüntüleri farklı olan benlerden bazıları atipik karakteristikler gösteriyor ve risk taşıyor. Bu benler displastik (Clark Nevus) olarak adlandırılıyor ve görsel olarak deri düzeyinde ya da deriden hafif kabarık, yağda kızarmış yumurta görünümüne benzeyen açık kahverengiden koyu kahverengiye dönük renkte yapılar. Deride malign melanoma olarak bilinen deri kanseri, mevcut bir benden ya da normal deriden gelişebiliyor. Malign melanomalar normal bir benden, displastik benlerden ve doğuştan olup; çapı 20 mm’i aşan büyüklükte olan benlerden gelişebiliyorlar. Bir benin yapısının asimetrik olması, kenar yapısının ani ve keskin sonlanmalar göstermesi, çoklu renk özelliği göstermesi, 6 mm’den büyük olması ya da vücutta çok sayıda benin oluşu risk faktörleri olarak kabul ediliyor. Ayrıca bende kaşıntı olması, kanaması, üzerinde yara oluşması veya hızlı değişim göstermesi de sizi doktora götürmeli.

KIRMIZI YANAKLARYüzümüz sağlığımızı ele veriyor...

Yüzdeki kızarıklıklar, bir ten probleminin işareti olabileceği gibi iç nedenlere ilişkin bir hastalığın da belirtisi olabiliyor. Yüz kızarması vücudumuzun bazı durumlarda (utanma, mahcup olma, suçluluk, kızgınlık, heyecan gibi duygusal durumlar) verdiği doğal bir tepki. Çünkü bu duygusal durumlarda vücutta adrenalin hormonu salgılanıyor ve vücut ısısı ani olarak artıyor. Bu durumda da vücudun ani artan sıcaklığı sempatik sistemini uyarıyor. Sempatik sistem, yüzün kan damarlarını genişleterek ısınmış kanı yüz bölgesine iletiyor. Böylece yüzde ısınma hissi ve yüz kızarması meydana geliyor. Yüz kızarmasında başrolü oynayan sempatik sinir sistemi, bilinçli kontrolümüzle değil, duygusal uyarılarla çalışan bir sistem. Yani bilinçli olarak çalışmıyor. Hastalıklara bağlı olmayan yani nedensiz yüz kızarıklığı, sempatik sinir sistemi aşırı çalışan veya aşırı duyarlı olan kişilerde görülüyor. Bu kişilerde sistem duygusal uyarılara karşı çok hassas ve duyarlı oluyor. Hem erkek hem de kadında görülebiliyor. Yüz kızarıklığı kullanılan bazı ilaçlar, ateş yükseldiğinde, spor veya menopoz nedeniyle de meydana gelebiliyor. Rosacea, hiperhidroz, karsinoid sendrom gibi hastalıklarda da yüz kızarıklığı oluşabiliyor.

İlgili Konular

admin

Küçük şeylere takarım olaycıyım.. • Benle oyun oynanmaz mızıkçıyım.. • Herzaman ilk ve son sözü ben söylerim.. • Hayat zordur bilirim ama bende kolay biri değilim.. • Benim için mantık herşeyden önemlidir gerisi hoştur ama boştur.. • Adımlarımda ‘kim ne der’ diye düşünmem.. • Basit kişilerle polemiğe girmem..
• Bazi yanlışları asla affetmem..
• Tutkularım vardır vazgeçmem..
• Bazen cok severim ama söylemem…
Güneşin ilk ışıkları gününü aydınlattığında ve içinde doğan nedensiz sevinci biriyle paylaşmak istediğinde, pencereni aç yeter.Ben o tatlı sessizlikteyim…

Comments are closed